Asyaport 400 milyon dolar ile hayata geçecek

Asyaport’ta 2013′te 200 bin teu’su yurtiçine olmak üzere 500 bin teu transit konteyner hareketi öngörülüyor. Bu rakamın 2014′te transitte 800.000 teu’ya yükseleceği, toplam hareketin ise 1 milyon 300 bin teu’ya çıkacağı, 2015 yılında ise sadece transit konteyner hareketinin 1 milyon 200 bin teu’yu bulacağı belirtiliyor.

mscTekirdağ’ın Barbaros kasabası sahillerinde kurulacak olan Asyaport yatırımına ait teşvik onay kararı Hazine Müsteşarlığı Teşvik ve Uygulama Genel Müdürlüğü’nün 19 Aralık 2009 tarihli yazısıyla yayımlandı. Komple liman ve ulaştırma yatırımı olan Asyaport’un inşaat bitiş tarihi 11 Eylül 2013 olarak planlanırken, sabit toplam yatırım 554 milyon lirayı bulacak. Asyaport’un Türkiye’nin en büyük konteyner limanı olacağı ifade ediliyor.

Ana şirket MSC - Mediterranean Shipping Grubu’na bağlı TIL - Terminal International Limitet ve GTL - Global Terminal Limitet yatırım ve işletme portföyündeki yatırımı paylaşıyor. GTL - Global Terminal Ltd. ortak şirket TIL - Terminal Investment Ltd. ile dünyanın en büyük liman işletmecisi grup olarak biliniyor. GTL’nin 18 ülkede işletmesinde bulunan liman sayısı 24. “Greenfiel Projesi” olarak adlandırılan İspanya’da Valencia ve Brezilya’da Navegantes liman işletmeleri ile Rusya, Fransa, Hindistan ve Afrika’da halen üzerinde çalışan liman işletme yatırımları bulunuyor.

Bu limanı tercihli transit terminali seçen MSC ise dünyanın en büyük ikinci düzenli hat şirketi durumunda. Dünya konteynerli yük taşımacılığının yüzde 12’sine hâkim olan MSC’nin filosunda halen 1.5 milyon teu kapasitesine sahip 321 konteyner gemisi var. 1970 yılında 7 konteyner gemisine sahip olan MSC, hızlı büyüme ile dünya ikinciliğine çıktı. Uluslararası terminal işletmesi TIL Grup’un muhtelif ülkelerde liman işletmeciliği yapan şirketi olan TIL, halen MSC’nin Avrupa’daki ana limanı Antwerp, Almanya’da Bremerhaven, ABD’de Seattle, Litvanya’da Kleidepa, Fransa’da Le Havre, Hollanda Rotterdam’da ETC Don, İstanbul’da Marport, İspanya’da MSCTV, Las Palmas’ta OPCSA, Portekiz’de PSA Sinet, Lagos’ta PCHS ve ABD’de Long Beach SSA Pier A terminallerinin işletmecisi olarak servis veriyor. TIL’nin diğer yatırımları ise Brezilya Santos’ta BTP, Lome’de LCT, Hindistan’da Mundra, Rusya Lomonosov’da LFT, Fransa Fos Marsilya’da Fos 2XL terminal yatırımları bulunuyor.

GTL ile TIL’nin dünya üzerinde Kanada’da yüzde 33 sahibi olduğu Kanada Montreal, yüzde 50 sahibi olduğu ABD Newark, yüzde 49 sahibi olduğu Bahamas Freeport, Brezilya’daki tamamına sahip olduğu Santos, yüzde 50’sine sahip olduğu Navegantes, Türkiye’deki yüzde 50’sine sahip olduğu Marport, Çin’deki yüzde 50’sine sahip olduğu Qingdao, Togo’daki tamamına sahip olduğu Lome, Litvania’da yüzde 96’sına sahip olduğu Kilpeda, Çin’de yüzde 50’sine sahip olduğu Ningbo gibi çok önemli liman yatırımları ve işletmeciliği var.


Asyaport’un hedefi 2 milyon teu

Asyaport için yapılan değerlendirmelere göre 2013′te 200.000 teu yurtiçine olmak üzere 500.000 teu transit konteyner hareketi öngörülüyor. Bu rakamlar 2014′te transitte 800.000 teu’ya yükselirken, toplamın 1.300.000 teu’ya çıkacağı, 2015′te ise sadece transit konteyner hareketinin 1.2 milyon teu’yu bulacağı ifade ediliyor.

Türkiye’nin ve Karadeniz’e sahili olan çevre ülkelerin ekonomik kalkınması dikkate alınarak yapılan hesaplamalarda, 2015′ten 2031 yılına kadar Asyaport’un yıllık transit konteyner elleçlemesi 1.2-1.3 milyon teu, yurtiçi konteyner elleçlemesi 620.000 teu olarak verilmekte. 2015-2031 yılları için varsayılan azami kapasite ise 2 milyon teu.

Global Terminal Ltd. Asyaport’un sermaye artırımı yoluyla yüzde 70′ine resmen ortak olarak Avrupa Kalkınma Bankası’yla müzakerelerine devam ediyor. GTL’nin sahibi Maritime Holding olmakta. Ancak yatırımın kaynağını meydana getiren ana şirket ise bir dünya denizcilik devi olarak MSC gösteriliyor.

Projenin gerçekleşebilmesi için öngörülen sürenin dört yıl gibi devamlı bir yatırım dönemi olduğu belirtilirken, yapılan karşılaştırmada Ambarlı Limanlar bölgesinin İstanbul gibi metropolün sanayi ve ticaret potansiyeline dönük ithalat ve ihracat yükleri için ana liman önemi taşıdığı, Asyaport’un en büyük özelliğinin 14.000 teu’lara giden gemilerle çok daha ekonomik ve transit liman anlayışıyla hizmet vermek olduğu hatırlatıldı.

İzmir Limanı’na 450 milyon TL harcanacak

izmirlimani11Toplam 300 milyon dolar bir yatırımla, İzmir Limanı’nın 900 bin TEU olan kapasitesi, 3 milyonun üzerine çıkarılmış olacak.

 

İzmir Liman İşletmesi Müdürlüğü’nde Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı kurumların bölge ve genel müdürleri ile toplantıda bir araya gelen Bakan Yıldırım, 2011-2015 yılları arasında İzmir Limanı için öngörülen yatırımlar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım çeşitli tartışmalara yol açan ve bilmeceye dönen İzmir Limanı’nın gelişim müfredatını İzmir Liman İşletmesi Müdürlüğü’nde bakanlığına ait kurumların müdürleri ile yaptığı toplantıda açıkladı.

İzmir Limanı’nın uzun süreli işletme hakkı devir işleminin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından limanın daha etkin ve verimli çalıştırılması için alacakları tedbirleri de açıklayan Yıldırım, şöyle konuştu:

“Limanın esas itibariyle iki kısma ayrılması ve bir kısmında konteyner ihtisas limancılığına yönelik tedbirlerin süratle devreye konulması, diğer kısmında yani Çeşme tarafında mevcut kruvaziyer yolcu yanaşma iskelesinin daha da geliştirilerek burada yapılacak ilave yatırımlarla birlikte kısa vadede İzmir’in kruvaziyer turizm ihtiyacını karşılayacak bir alt yapıya kavuşturulmasını planlıyoruz. Bununla ilgili Özelleştirme Yüksek Kurulu kararını çıkaracağız ve burayı kısa sürede aynı anda 5-6 kruvaziyer geminin yanaşabileceği bir yolcu limanına dönüştüreceğiz.”

LİMANA 30 DÖNÜMLÜK SAHA KAZANDIRILACAK

Liman için kısa orta ve uzun vadeli yatırımlar gerçekleştireceklerini ifade eden Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yap İşlet Devret modeliyle bu yıl 400 bine ulaşması beklenen kruvaziyer yolcu giriş çıkışının 3 kata kadar artmasını sağlayacak bir alt yapıyı, bir kruvaziyer tesisi İzmir’e kısa vadede kazandırmış olacağız. Bunun da İzmir’in turizm faaliyetleri için İzmir iş alemi için, esnafı için ne anlama geldiğini burada sizlerin takdirine sunuyorum.”

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, liman içerisinde bazı ıslah çalışmaları yapılarak liman sahasının artırılması, yaklaşık 30 dönümlük bir sahanın kazandırılmasının planlandığını öne sürerek şunları söyledi:

”Yükleme boşaltma kapasitelerinin artırılmasına yönelik acil müdahale, mevcut kreynlerin vinçlerin vizyondan geçirilmesi, konteyner sahasının ıslah edilmesi, liman giriş çıkış kapılarının düzenlenmesi ve yeni iki adet konteyner vincinin alınarak liman yükleme boşaltma kapasitesinin artırılması, limanda süratle işlemlerin bilgisayar ortamında otomasyona geçilmek suretiyle yapılmasını amaçlıyoruz. Bu yıl içerisinde yapılacak bu yatırımların toplam tutarı 34 milyon lira. Bunun yanı sıra orta ve uzun vadeli yapılacak işler de var. Bu, ikinci etap konteyner terminali. Mevcut konteyner terminaline bir yeni konteyner terminali kazandırılması, buna ait alanın yapılması, yeni vinçlerin tesis edilmesi bu da yaklaşık 200 milyon liralık bir yatırımdır. Bunlar 2011-2015 döneminde öngörülen yatırımlardır.”

İZMİR LİMANI AVRUPA’NIN İLK BEŞ LİMANI ARASINDA YER ALACAK

Bakan Yıldırım, yeni nesil konteyner gemilerinin limana yanaşmasına imkan vermeyen olumsuzlukları ortadan kaldıracak yanaşma kanalının da 2011-2015 planı çerçevesinde gerçekleştirileceğini anlattı.

Bu işin yatırım tutarının yaklaşık 120 milyon lira olduğunu anlatan Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti: “Toplam 300 milyon dolar veya 400-450 milyon lira civarında bir yatırımla, İzmir Limanı’nın bugünkü kapasitesi 900 bin TEU konteyner, bu 3 milyonun üzerine çıkarılmış olacaktır. Böylece Avrupa’nın ilk 5 limanı arasında İzmir Limanı yer alacak. Bu işleri yaparken sıvı ve dökme yük elleçlemesine de son verilecektir. Liman, büyük bir kesimi konteyner diğer bir kısmı da kruvaziyer kısmı olmak üzere birbirinden bağımsız iki limana dönüştürülmüş olacak ve böylece İzmir Limanı’nın yıllardan beri özlenen gelişim programı hayata geçirilecektir.”

Gemiler limanlarda sıraya girdi

iskenderun2Küresel dökme kuru yük filosunun yaklaşık % 12’lik kısmı yük operasyonları için limanlarda kuyrukta bekliyor.

 

 

MURAT ERDOĞAN

ICAP Shipping, Avustralya, Çin Brezilya ve Hindistan limanlarında bekleyen gemilerin toplam taşıma kapasitesi haziranın ilk haftasında 50 milyon dwt’i aştı. Avustralya limanlarında bekleyen gemilerin kapasitesi bir haftada 3 milyon dwt artış gösterdi ve  20 milyon dwt’i aştı. Rekor seviyelere ulaşan capesize tipi gemilerin skışıklığa neden olan en büyük unsur olduğu belirtiliyor.
Panamax yığılmalarındaki artış da devam ediyor. Dünya genelinde 10,36 milyon dwt taşıma kapasitesine sahip panamax limanlarda bekliyor. İki ay önce 12.88  milyon dwt idi.
Global Ports tarafından yayımlanan rapor,  demirde bekleyen capesize sayısının mayıs sonunda 159 gemiden 171 gemiye kadar çıktığını gösteriyor. Brezilya’da bekleyen 53 tane capesize varken, Avustralya’nın kömür ve cevher limanlarında 173 dökmeci bekliyor. Bu gemilerin 88’i capesize, 68 tanesi panamax ve 17 tanesi de handysize.  Brezilya’nın bazı kömür limanlarında bir geminin ortalama bekleme süresi 35 gün bulabiliyor.
Avustralya ve Brezilya’dan yapılan demir cevheri ihracatı artarak devam ediyor.
Diğer yandan Çin’in kömür ve cevher limanlarındaki sıkışıklıkta azalma olduğu belirtiliyor. Bekleyen capesize sayısının 43’ten 28’e düştüğü rapor edildi. Ancak bir iki hafta iççinde limanlara 46 capesize’ın geleceği bildirildi.

Navlunlardaki artışın nedeni sıkışıklık mı?

Yılın ilk yarısında büyük tonajlı dökme kuru yük navlunları beklenenin üstünde seyretti.  Özellikle capesize navlunlarının seyri piyasanın bilmecesi haline geldi. Çünkü geçen yıl piyasaya giren 112 capesize’ın yanı sıra bu yılın ilk yarısında da 80 tane markete katıldı. Ancak yine de capesize navlunları geçen haftaya kadar günlük 59 bin dolardan navlun bulabildi. Atlantik Uzakdopu rotasında sefer kiralamada bir capesize’ın günlük 80 bin dolara kiralandığı dahi rapor edildi. Yılın ikinci yarısında gemi girişlerinin devam etmesiyle navlunların düşeceğine inanılıyor. Haziran ayının ilk haftası itibariyle Baltık kur yük (BDI) endeksinde başlayan düşüş belki de bunun bir işareti. Ancak yine de kimse net fikir veremiyor. Bir capesize brokeri şuan için bir görüş bildirmenin çok zor olduğunu söylüyor ve ekliyor: ‘’İki günde bir değerler çok farklı bir yöne gidebiliyor. Çok hızlı şekilde 20 bin dolar birden düşüş gösterebilir. Tahminde bulunmak çok zor.’’
ICAP Shipping’e göre capesize’ın yılın geneli için günlük ortalama navlun beklentisi 30-32 bin dolar arasında.

Borusan kapasiteyi 2 kat artırdı

borusan-liman11Borusan’ın krize rağmen Bursa Gemlik’te hayata geçirdiği lojistik, çelik ve enerji sektörlerinde yaptığı toplam 450 milyon dolar tutarındaki üç yatırımı tamamlarken, bir tesisin de temelini attı.
Borusan Lojistik Gemlik Limanı, Borusan EnBW Enerji Bandırma Rüzgar Enerjisi Santrali ve Borçelik’in 3. Faz Galvanizleme Tesisi’nden oluşan yatırımların açılışı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törenle dün yapıldı. Başbakan Erdoğan, Borusan Mannesmann Boru’nun yeni üretim tesislerinin de temelini attı.
Borusan Gemlik Yerleşkesi’nde düzenlenen törende 100 milyon dolar yatırımla yenilenen ve kapasitesi iki kat artan Borusan Limanı; 120 milyon dolarlık Borusan EnBW Enerji Bandırma Rüzgar Enerjisi Santrali ve 140 milyon dolarlık yatırımla kurulan ve Borçelik’in üretim kapasitesini yüzde 50 artıran 3. Soğuk Haddeleme ve 3. Sıcak Daldırma Galvaniz Hattı hizmete girdi. Aynı törenle, Borusan Mannesmann Boru’nun (BMB) 90 milyon dolara mal olması beklenen yeni üretim tesislerinin de temeli atıldı.

‘Ortaklarımızla birlikte yatırımları aksatmadık’
Açılış töreninde konuşan Borusan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kocabıyık , krize rağmen ortaklarıyla birlikte hiçbir zaman yatırım programlarını aksatmadığına dikkat çekti. Kocabıyık, “Borusan, Türkiye’nin geleceğine güvenen ve en ağır kriz koşullarında bile yatırımlarını sürdüren bir gruptur. Üçünün resmi açılışını bugün gerçekleştirdiğimiz 4 önemli yatırımımız da bu güvenin en somut kanıtıdır. Toplam maliyeti 450 milyon dolar olan ve toplamda 850 kişilik istihdam yaratacaktır. Böylece toplam personelimizin sayısı 6 bin kişiye ulaşacaktır” dedi.

Enerjide 10 yıl içinde 3 milyar dolarlık yatırım
Kocabıyık, Almanya’nın önde gelen enerji şirketlerinden EnBW ile ortak olarak enerji sektörüne giren Borusan’ın gelecek 2 yılda, 1000 MW’lik yatırım hedefi doğrultusunda devam eden ve yeni başlayan yatırımları için kurulacak şantiyelerde 3 bin kişilik istihdam daha yaratacaklarını söyledi. Enerji sektörüne yapacakları yatırımların 10 yıl içinde 3 milyar dolara çıkacağını ifade eden Kocabıyık, bu sayede yeni bir borusan daha yaratacaklarını söyledi. Kriz döneminde ortakları EnBW, ArcelorMittal ve Salzgitter Mannesmann ile birlikte yatırımlarını başarıyla sürdürdükleri için mutlu ve gururlu olduklarını kaydeden Kocabıyık, “Bu yatırımlar, lojistik, enerji ve çelik sektörlerinde sadece Borusan Grubu’nu daha güçlü kılmakla kalmayacak, Türkiye için ciddi bir istihdam, endüstriyel katma değer ve küresel rekabet gücü anlamına gelecektir” dedi.

Maersk Line, İzmir Limanı’nı terk etti

izliman3Özelleştirme süreci başarısızlıkla sonuçlanan İzmir Alsancak Limanı, gerekli yatırımların yapılamaması nedeniyle kan kaybediyor.

 

Dünyanın önde gelen lojistik şirketleri arasında yer alan ve limanın en önemli kullanıcılarından Maersk Line, tüm operasyonlarını Aliağa ilçesinde bulunan Nemrut Limanı’ndaki Ege Konteyner Terminali’ne kaydırdı. Maersk Denizcilik Kıdemli Genel Müdürü Mustafa Köksür, İzmir Limanı’nda sıkışıklık nedeniyle zamanlama sorunu yaşadıklarını, körfezde dip taramasının yapılamaması nedeniyle büyük konteyner gemilerinin limana yanaşamadığını, bir süredir alternatif liman arayışlarının devam ettiğini, bir deneme süreci sonrası tüm operasyonlarını Nemrut Limanı’na kaydırdıklarını söyledi.

Maersk Line’ın müşterilerine saatinde hizmet veren bir kurum olduğunu, bu nedenle limanlara yanaşma ve ayrılma saatlerinin çok önem taşıdığını belirten Köksür, “İzmir Limanı’nda geçmişte büyük sıkıntılar yaşadık. Burada yaşanan gecikmeler bizi zor durumda bırakıyordu. Gemiler bazen bir sonraki limana yetişebilmek için İzmir’deki işini yarıda kesip yola çıkıyordu. Nemrut Limanı’yla gemilerimiz en az 4 saat kazandı. Ayrıca Nemrut’a daha büyük kapasiteli yeni kuşak gemilerin de gelmesi mümkün olacak” dedi.

Köksür, Maersk’in yanında başka şirketlerin de operasyonlarını Nemrut’taki rıhtımlara kaydırdığını, bir çok şirketin de araştırma çalışmasına devam ettiğini ifade etti. Maersk’in Nemrut’a şu anda haftada 2 gemi getirdiğini, ancak bunun ekonomideki gelişmeler neticesinde artmasını beklediklerini kaydeden Köksür, İzmir Limanı’na yatırım yapılmaması durumunda daha çok kan kaybedeceğini ifade etti.

“UMUTSUZ DEĞİLİM”

İzmir Limanı’nda Yunanistan’daki limanlarda yaşanan grevler nedeniyle yoğunluğun devam ettiğini dile getiren Köksür, şunları söyledi:

“İzmir Limanı için umutsuz değilim ama yatırım isteyen bir yer burası. Özelleştirmenin bir an önce gerçekleşmesi gerekiyor. Gerçekleşmeyecekse de acilen yatırım yapılması gerekiyor. Bu olmazsa gelişme şansı çok zayıf. İzmir Limanı’ndaki en büyük aksaklıklardan biri derinlik. Körfez belli bir derinliğe getirilmezse büyük gemilerin girmesi mümkün olmuyor, bu da maliyetleri artırıyor. Sadece limanın değil liman içinde verilen servislerin de özelleştirilmesi gerekiyor. Türkiye’de bu konuda bazı monopoller var. Bunlar yıkılmadığı sürece paket olarak İzmir Limanı’nın sunduğu hizmet ucuzlamaz. İşleri Nemrut’a kaydırmanın bize getirdiği ek maliyet oldu ancak hiçbir maliyet zaman kaybı kadar önemli değildir.”

ÖZELLEŞTİRME SÜRECİ

Türkiye ihracatının yaklaşık yüzde 15′inin yapıldığı TCDD’ye bağlı İzmir Limanı’nın 49 yıllığına özelleştirilmesi için 3 Mayıs 2007′de açılan ihaleyi Hutchison, Global ve EİB LİMAŞ, 1 milyar 275 milyon dolar vererek kazanmıştı. Ancak Kamu İşletmeciliğini Geliştirme Vakfı Merkezi ve Liman İş Sendikası’nın açtığı dava süreci 29 ay devam etmiş Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun yürütmeyi durdurma kararı sonrası Danıştay 13. Dairesi’nin verdiği ihalenin iptali davasını “ret kararı” ile devir sürecinin önünü açılmıştı. Bu süreçte Deutsche Bank, konsorsiyumdan ayrılmıştı. Özelleştirme ihalesini kazanan konsorsiyumun bu hakkını kullanmaması sonrası ihalede ikinci olan Çelebi Holding de ihaleden çekildiğini açıklamasıyla süreç sonuç alınamadan tamamlanmıştı.

Akport-Fransa Ro-Ro seferi başladı

und-denizAkport Tekirdağ Liman İşletmesi ile UND Deniz Taşımacılığı A.Ş. arasında yapılan anlaşmayla Akport’tan Fransa’nın Toulon Limanı’na Ro-Ro seferleri başlatıldı.

Trakya’yı Avrupa’ya bağlayan önemli bir çıkış noktası olan Akport Tekirdağ Liman İşletmesi ile Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) bünyesinde kurulan UND Deniz Taşımacılığı A.Ş. arasında yapılan anlaşma uyarınca, Akport’tan Fransa’nın Toulon Limanı’na Ro-Ro seferleri başlatıldı.

Akkök Şirketler Grubu bünyesinde yüksek kapasiteli bir liman olarak faaliyet gösteren Akport Tekirdağ Limanı, bölgenin ihtiyaçları doğrultusunda atılımlarını sürdürüyor. Bu çerçevede, Akport ile UND bünyesinde kurulan UND Deniz Taşımacılığı A.Ş. arasında Türkiye’den Fransa’ya düzenlenecek olan Ro-Ro seferlerine ilişkin bir anlaşma imzalandı. Anlaşma uyarınca, Akport’tan Fransa’nın Toulon Limanı’na ilk Ro-Ro seferi Nisan ayı başında gerçekleştirildi. Başlangıçta haftada 2 sefer olarak planlanan Ro-Ro hizmeti, önümüzdeki aylarda haftada 3 sefere çıkarılacak.

Konuyla ilgili açıklamada buluna Akport Tekirdağ Liman İşletmesi Genel Müdürü Serdar Sözeri, Ro-Ro seferlerinin başlamasının Avrupa’ya olan ihracatın önündeki engelleri büyük ölçüde kaldıracağını belirterek, “Limanımızdan Fransa’ya Ro-Ro seferlerinin başlamasıyla, Türkiye ve AB ülkeleri arasındaki taşımalarda deniz ve karayolu sinerjisini yakalamayı hedefliyoruz. Nisan ayı sonunda BKT Ro-Ro ile İtalya’nın Trieste limanına da seferlere başlayacağız. Bu şekilde Avrupa’nın önemli iki limanına haftada iki
sefer yaparak ihracat seferberliğinde bizim de önemli bir rolümüz olacak” dedi. Marmara denizinde bulunan limanlardan Akport’a direkt sefer yaparak İstanbul’u bypass yapacak olan TIR’ların İstanbul trafiğine önemli rahatlık getirmesi hedefleniyor.
350 metre boyunda, -14 metre draftlı 2 adet ek rıhtım inşaatı tamamlanan Akport’un, Tekirdağ-Muratlı demiryolunun önümüzdeki günlerde devreye girmesiyle Trakya Bölgesi’nin tek demiryolu bağlantılı limanı olacağını vurgulayan Sözeri, “Yapılan rıhtım yatırımlarının ve limanın içine kadar gelecek demiryolu hattının tamamlanmasıyla Akport, Avrupa ve Anadolu arasındaki en önemli bağlantı noktalarından biri olacak” diye konuştu. Tekirdağ Limanı’nda yıl boyunca kesintisiz işlem yapılmasına olanak veren uygun şartların mevcut olmasıyla müşterilerin ihtiyaçlarına göre sorumluluk ve uyumlulukla güvenli, güvenilir ve yüksek kalitede hizmet verildiğini ifade eden Sözeri sözlerine şöyle devam etti: “Trakya Bölgesi’nin merkezinde olan limanımız, İstanbul, Yunanistan ve Bulgaristan’a kolayca ulaşım sağlamaktadır. Konteyner, Genel Kargo ve Sıvı Yük Kargo nakliyat hizmetleri isteğe bağlı olarak modern bir şekilde fabrikalara veya herhangi bir noktaya ulaştırılmaktadır. Akport, Teknoport’un hayata geçirilmesi için yeni yatırımlar planlanmaktadır.”

Samsun Limanı artık Ceynak’ın

samsun-limaniCeynak Lojistik ve Tic. AŞ, daha önce ihalesini kazandığı Samsun Limanı’nın devrini TCDD Genel Müdürlüğü’nden resmen aldı.
 
 

 

Samsun Limanı’nın 36 yıl süre ile işletme hakkı ihalesini kazanan Ceynak Lojistik ve Tic. AŞ’nin devir işlemi tamamlandı. Samsun’a gelen şirket yetkililerinin 3 gün süren devir işleminin ardından imzalar atıldı. Samsun Limanı, bundan sonra 36 yıl süre ile ‘Samsunport’ adıyla hizmet verecek. Devlet Demir Yolları İşletmesi (TCDD) Genel Müdürlüğü’ne ait Samsun Limanı’nın, 16 Mayıs 2008′de gerçekleştirilen Özelleştirme ihalesinde, 36 yıl süre ile işletme hakkının devri ihalesinde en yüksek teklifi 125 milyon 200 bin Dolar ile Ceynak Lojistik ve Tic. AŞ vermişti.

Samsun Limanı

Samsun Port firması tarafından 36 yıllığına işletilecek olan Samsun Limanı’nda; bir kılavuz botu, 3 römorkör, 2 palamar botu ve bir hizmet botu bulunuyor. Elleçleme ekipmanları arasında ise 25-42 tonluk 3 adet dolu ve 8 tonluk 2 adet boş konteyner forklifti, 3-35 tonluk 19 adet rıhtım vinci, 10 tonluk 2 adet saha vinci, 5-25 tonluk 6 adet mobil vinç, 5 adet standart ve 7 adet kısa mastlı forklift ve 2 adet 1.6 tonluk mini loder yer alıyor. Yine konteynerize yük için boş alanın da bulunduğu limanda, 35 tonluk genel amaçlı bir vinçle yükleme ve boşaltma yapılabiliyor. Limanda TMO’ya ait 30 bin ton kapasiteli bir hububat silosu bulunuyor ve limana bitişik 71 bin metrekare alanı kaplayan Serbest Ticaret Bölgesi, 1998′den bu yana hizmet veriyor. Feribot liman, Kuzey Avrupa, BDT ve Ortadoğu ülkeleri arasında demir-kara-denizyolu kombine taşımacılığa hizmet veren feribot köprü sistemine de sahip bulunuyor.

Özel sektör limanlara yanaşıyor

cma-cgm-21Türkiye’de tekrar hareketlenen dış ticaretle birlikte limanların cazibesi yeniden artmaya başladı. Yakın dönemde hem liman özelleştirmeleri hem de özel sektör liman yatırımları hızla artıyor.

 

Özel sektörde yeni liman yatırımına ve kapasite artırımına giden firmaların sayısı hızla artıyor. Kamunun limandaki payı ise azalıyor. Yüzlerce milyon dolarlık yatırıma rağmen 2023′teki 500 milyar dolarlık ihracat hedefi için kapasitenin beş kat artması gerekiyor. Türkiye’de tekrar hareketlenen dış ticaretle birlikte limanların cazibesi yeniden artmaya başladı. Aldığımız bilgilere göre yakın dönemde hem liman özelleştirmeleri hem de özel sektör liman yatırımları hızla artıyor.

Petkim’in Aliağa’daki limanını almak için 10 talip sıraya girerken Arkas, Akfen, Borusan mevcut liman yatırımlarını hızlandırdı. Türkiye’nin yıllar içinde liman kapasitesinde de devletin payı gittikçe azalıyor. Yeni liman yatırımları için fırsat kollayan holdingler var. Türkiye’nin bu yıl hedefi 115 milyar dolar ihracat, 153 milyar dolar ithalat. Toplamda 270 milyar dolarlık dış ticaretin önemli bir kısmı limanlardan geçiyor. Türkiye’nin 100′üncü yılı olan 2023′te hedef 500 milyar dolarlık ihracat. Bu ihracatın karşılığında aynı miktarlarda ithalat da yapılacağı düşünülürse Türkiye 2023′e 1 trilyon dolarlık bir dış ticaret hacmiyle girecek. Deniz Ticaret Odası Başkanı Halim Mete de soruyor: Peki Türkiye’nin limanları bu rakamları kaldırabilir mi? Bunun farkında olan yatırımcılar da şimdiden kolları sıvamış görünüyor. Görüştüğümüz şirketlerin verdiği bilgiler milyarlarca dolar yatırımın limanlara demirleyeceğini gösteriyor.

REKABET ARTMAYA BAŞLIYOR

Dün Global Yatırım Holding, yüzde 40′ına sahip olduğu Antalya Limanı’nda, diğer ortakların sahibi oldukları yüzde 60′lık hisseyi devraldığını açıkladı. Çelebi Holding ve Antmarin’in sahip olduğu yüzde 60 hissenin devralınmasına ilişkin olarak Rekabet Kurumu’na başvurulacak. En dikkat çeken gelişmeler ise Petkim’de yaşanıyor. Aliağa tesisleri içinde yapacağı limanı asıl işlerine ağırlık vermek için işin ehline devretmek istiyor Petkim. Bunun için açtığı ihaleye denizcilik sektöründe bilinen tüm uluslararası yatırımcıların ilgilendiği bilgisine ulaştık. Petkim’in küçük bir payının (yüzde 15 tahmin ediliyor) olacağı limanla ilgili ihalenin yazın tamamlanacağı öğrenildi.

TÜRKİYE’NİN YÜZDE 29′UNU TAŞIDI

Türkiye’nin en büyük limanına sahip olan Arkas ise İstanbul Ambarlı’daki limanı 1.8 milyon TEU’luk (konteynerla ifade edilen birim) kapasiteye ulaştı. Arkas’ın yaptığı yatırım tutarı 300 milyon dolar. Ancak duracak görünmüyor. Marport limanı 2008 ve 2009′da Türkiye konteyner trafiğinin yüzde 29′unu yaptı. İzmir Liman ihalesine giren ve ikinci en yüksek teklifi veren firma özelleştirme sürecinin aksaması nedeniyle bir yerel yönetim modelini istiyor. Borusan Limanı ise 90 milyon dolarlık yatırımla 400 bin TEU’luk ve 250 bin araçlık büyük bir liman haline geldi. Ek 100 milyon dolar yatırım da hedefleniyor.

LİMAN YATIRIMI HIZLA ARTIYOR

Petkim Aliağa’ya liman yapımı için ihale açtı. 10 firmanın talip olması beklenen limanın 1.5 milyon TEU kapasiteli olması amaçlanıyor. Borusan Lojistik 90 milyon dolarlık yatırımla 400 bin TEU’luk ve 250 bin araçlık liman yatırımı yaptı. Firma 100 milyon dolarlık yatırım hedefliyor. Arkas, İstanbul Ambarlı’da 2001′de başladığı Marport’ta 1.8 milyon TEU kapasiteye ulaştı ve en büyük liman oldu. Yatırımlar devam ediyor. MSC, Tekirdağ’da 2013′te 500 bin TEU kapasiteli bir liman yatırımı yapmayı planlıyor. Yatırım izin aşamasında.

İzmir Limanı’na en iyi ikinci teklifi veren Çelebi Holding’in 45 günlük süresi 22 Nisan’da doluyor. Liman için İzmirli firmalar ve yerel yönetim otonom bir işletme öneriyor. TCDD’ye ait Bandırma Limanı mahkeme kararı bekliyor. Samsun’da Danıştay kararı bekleniyor. Derince Limanı’nda devir bekleniyor. İskenderun liman özelleştirmesi iptal edildi. Global Liman İşletmeleri Antalya Limanı’nda Çelebi ve Antmarin’in yüzde 60′lık payını aldı. PSA-Akfen’in özelleştirmeden aldığı Mersin Limanı devirden sonra kapasite hedefini 2.5 milyon TEU’ya çıkardı. Akfen İskenderun limanı ile hâlâ ilgileniyor.

İzmir Limanı’na 300 milyon dolarlık yatırım

izliman2DÜNYA Gazetesi’nin TCDD yetkililerinden altığı bilgiye göre; Ulaştırma Bakanlığı, 2010′in ilk 3 ayında ihracatta görülen hızlı artış trendinin yaz aylarıyla birlikte daha güçlü bir ivme kazanacağını öngörerek, yük yoğunluğu artacak olan İzmir Limanı’nın daha hızlı hizmet vermesini sağlamak istiyor.

 

Alınan bilgiye göre; TCDD Genel Müdürlüğü, özelleştirme kapsamına alındığı için yıllardır yatırım yapılmayan limanda ortaya çıkan ekipman ve altyapı yetersizliğini aşmak için 300 milyon dolarlık bir yatırım programı hazırladı. Yatırım için Maliye Bakanlığı’nı ikna eden Ulaştırma Bakanlığı, limanın işletme için teklif götürülen Çelebi Grubu’na tanınan sürenin son günü olan 22 Nisan’a kadar bekleyecek. Çelebi Grubu’ndan olumsuz cevap alınması durumunda yatırım için düğmeye basaılacak ve DLH aracılığıyla limanda inşaat çalışmalarına başlanacak. 
İlk olarak 7 Haziran 2006′da teklif çağrısı yapılan ancak defalarca ertelendikten sonra ancak 3 Mayıs 2007′de gerçekleştiren ihaleyi 1 milyar 275 milyon dolar teklifle kazanan Global-Hutchison-Limaş Ortak Girişim Grubu, finansman sorununu aşamadığı için İzmir Limanı’nı 49 yıllığına işletme hakkını değerlendiremedi. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, prosedür gereği ihalede 1 milyar 270 milyon dolarla ikinci yüksek teklifi veren Çelebi Holding AŞ’yi sözleşme imzalamaya davet etti. Öneriyi düşünmek için ikinci kez 45 günlük süre isteyen Çelebi Grubu’na 22 Nisan’a kadar süre tanındı. Ancak, Ulaştırma Bakanlığı, Çelebi Grubu’nun 22 Nisan’da ‘liman almıyoruz’ deme olasılığını yüksek gördüğü için, B planını hazırladı ve İzmir Limanı’nı kamu eliyle daha verimli işletmek için çalışmalara başladı. 22 Nisan’da uygulamaya sokulacak yatırımla limandaki iş hacminin yüzde 100 artırılması planlanıyor.

Konteyner istifleme sahası genişletilecek
TCDD’nin hazırladığı yatırım programına göre; İzmir Limanı’nında ihtiyaç duyulan vinçler kiralama yöntemiyle limanda hizmete girecek. Kiralama işlemi için prosedürün daha hızlı işlemesini sağlayacak olan TCDD yetkilileri 1 gantry crane vinç için görüşmelerini sürdürürken, 2 tane de mobil crane vinç kiralayacak. Liman sahasındaki çeker hizmetlerini de taşeron firmalardan sağlayacak olan TCDD’nin asıl önemli yatırımı ise 2.kısım tevsii inşaatına başlamak olacak. Bu çalışmayla konteyner istifleme sahasına 650 bin metrekare yeni alan kazadırılacak ve limandaki toplam istifleme alan 1 milyon metrekareye çıkarılmış olacak. DLH’nın gerçekleştireceği bu yatırımların tamamlanmasıyla limandaki iş kapasitesi yüzde 100 arttırılmış olacak. Yatırımlar, öncelikle gemi, yük ve konteyner hizmetlerinden doğan liman gelirleri önemli ölçüde arttıracak. Şu an 75- 80 milyon dolar civarında olan liman gelirlerinin, tevsii inşaatı sonrasında 125-130 milyon dolara çıkması bekleniyor. Limandan gerçekleşen ithalat ve ihracat miktarının 15 milyar dolara çıkacağı öngörüsü dikkate alındığında, yapılacak çalışmaların mevcut haliyle gelen gemileri karşılamakta yetersiz kalan İzmir Limanı için ne kadar gerekli olduğunu açıkça ortaya koyuyor. 

Özelleştirilmesi yılan hikayesine döndü
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, İzmir Limanı’nı 2004 yılında TCDD.’nin diğer limanlarıyla birlikte özelleştirme programına aldı. İzmir Limanı’nın özelleştirilmesine ilişkin olarak 4 Ocak 2006 tarihi itibariyle yayımlanan ilanlarla ihaleye çıkıldı.  İhale süreci 4 kez alınan erteleme kararlarından sonra  3 Mayıs 2007 tarihinde yapılan nihai pazarlık görüşmeleri ile tamamlandı. İhale’de 1 milyar 275 milyon dolarla en yüksek teklifle Global-Hutchison-LİMAŞ Ortak Girişim Grubu İzmir Limanı’nı 49 yıllığına işletme hakkını kazandı. İzmir Limanı’nın özelleştirilmesine ilişkin olarak 3 Temmuz 2007 tarih ve 2007/47 sayılı ÖYK kararı çıktı. İmtiyaz Sözleşmesi paraflanarak Danıştay’a gönderildi.  Kararı görüşen Danıştay, ihale tarihinden 29 ay sonra olumlu karar vermedi ve Özelleştirme İdaresi Global-Hutchison-LİMAŞ Ortak Girişim Grubu’nu sözleşme imzalamaya çağırdı. Ancak, küresel kriz nedeniyle limanı almak için gerekli finansmanı bulmakta zorlanan Konsorsiyum, kredi bulmak için Özelleştirme İaderesi’nden iki 45′er günlük süre uzatımı istedi. 90 gün sonra finansman sorununu aşamayan Konsorsiyum’un yeni bir süre talebine karşılık Özelleştirme İdaresi teminat karşılığında süreyi uzatabileceğini söyleyince Global-Hutchison-LİMAŞ Ortak Girişim Grubu İzmir Limanı’nın işletme hakkını almaktan vazgeçti. Bunun üzerine ihale şartnamesi gereği Özelleştirme İdaresi, ihalede ikinci yüksek teklifi veren Çelebi Grubu’na teklif götürdü.  Şu anda ikinci 45 günlük uzatma süresini kullanan Çelebi Grubu’nun da son kararını 22 Nisan’da vermesi gerekiyor. Çelebi de limanı almazsa ihale başarısızlıkla sonuçlanmış olacak ve İzmir Limanı T.C.D.D. yönetiminde faaliyetlerine devam edecek.
Özelleşsin, dendikten sonra çivi çakılmadı
TCDD’nin işletmesindeki İzmir Limanı, özelleştirme kapsamına alındığı için ekipman yatırımı yapılmıyor. Teknolojisi eskiyen limandaki personel sayısı da  900′den 450′ye düştü. Limanda 150 makine 24 saat aralıksız hizmet verdiği için yıprandı ve sık sık arızalanıyor. Limandaki ekipman ve personel yetersizliği ihracatın hızlı arttığı kriz öncesi dönemde armatörlerin sıkışıklık zammı uygulamasına yol açıyordu. İzmir’den Avrupa’ya gerçekleşen bazı hatlarda konteyner başına 60 dolara kadar çıkan sıkışıklık zammı küresel krizle birlikte limanda gemi hareketliliğin azalmasıyla şu anda uygulanmıyor.

2.KISIM genişletme planı çerçevesinde;

Toplam kazanılacak saha     750.000 m2
Toplam kazanılacak rıhtım uzunluğu    1.060 m
Konteyner için kullanılacak rıhtım uzunluğu   700 m
Rıhtım derinliği      -12 m
Gemi kabul kapasitesi     720 gemi/yıl

Haber: Sedat ALP-Dünya Gazetesi

Limanlar işletme izinlerini kaybedebilir

tuprasİmar planlarında gösterilmeyen ve Maliye Bakanlığı ile kira sözleşmesi bulunmayan limanlar 1 Temmuz 2010 tarihinde işletme izinlerini kaybedebilirler. Diğer bir ifadeyle bu limanlara gemi yanaştırılmayacak.
Bayındırlık ve  İskân Bakanlığı ile Denizcilik Müsteşarlığı’nın ortaklaşa düzenlediği Enerji ve Sanayi Kıyı Yapıları Planlama ve Yatırım Süreçleri Değerlendirme Toplantısı’nda bürokratik sorunlar konuşuldu. Toplantıdan elde edilen görüş, öneri ve değerlendirmeler Bayındırlık ve İskân Bakanlığınca yürütülen İmar ve Kıyı Mevzuatı çalışmalarında dikkate alınacak. Çünkü akaryakıt limanları başta olmak üzere gelecek günlerde limanları çok ciddi sıkıntılar bekliyor.Türkiye’de limancılığın gelişimiyle ilgili kısa bir değerlendirmede bulunan Denizcilik Müsteşarlığı Deniz Ulaştırması Genel Müdürü Dr. Özkan Poyraz, şunları söyledi:”Türkiye’de özel limancılık sanayi ve parmak iskelesi formunda gelişmiş. Sadece İzmit Körfezi’nde 40 tane bu tip sanayi iskelesi var. Bunlar ilk olarak kendi yüklerini taşımak için kurulmuşlar ancak limancılıktaki gelişimi görmüşler ve kısmen kapasite artırımı yapılarak üçüncü şahıslara hizmet vermeye başlamışlar. Böyle olunca da Türkiye’nin hub diyeceğimiz bölgesel büyük limanları oluşamadı. Bunun daha fazla ötesine gitme şansımız da kalmadı.”

ozkan-poyrazLimanlar işgalci gözüküyor
Bu tür limanların bürokratik bazı eksiklik ve sıkıntılarının olduğunu ifade eden Poyraz, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu limanların kıyı kanunundan önce inşa edilmiş olup imar planlarında gösterilmeyenleri var. Bir diğer sıkıntıları ise kiralamayla ilgili. Anayasaya göre kıyı kenar çizgisindeki deniz tarafındaki alan devletin hüküm ve tasarrufunda. Buranın tapusu olmuyor. Buraların ancak bir irtifak hakkıyla veya bir kira sözleşmesiyle özel sektör tarafından kullanması mümkün. Ancak limanlar çeşitli nedenlerden dolayı bugüne kadar kira sözleşmesi yapamamışlar. Böyle olunca bu limanlar Maliye Bakanlığı’nda ‘ecrimisil’ denilen işgalci olarak gözüküyor ve kullandıkları alanlar için işgal tazminatı ödüyorlar. Bir liman teknik işletme yönetmeliğine uygun olabiliyor ancak limanın imar planı, uygulama projesi ve bazı durumlarda kiralaması yok. Böyle bir sözleşme olmadığı için o kullanılan alanın o limana kiralanıp kiralanmadığını bilemiyoruz. Şuan ki mevzuata göre bizim en önemli kırmızı çizgimiz buranın kullanım izninin kime verildiğini bilmek. Bunun dışındaki konularda yönetmeliğimiz bir imkan tanımış. Kıyı kenar çizgisindeki alanı kim tarafından kullanıldığını bilmediğimiz sürece bizim o limana bir işletme izni düzenlememiz hukuken mümkün değil. Bu durumda 1 temmuz 2010′da bu tür limanların faaliyetlerini ciddi zedeleyecek olaylar olacak. Özellikle akaryakıt sektöründe ciddi sıkıntıyla karşılaşabiliriz. Çünkü kiralamayla ilgili esas sorunlar petrol boru hatları, şamandıralar ve petrol platformlarında var.”
Bugünkü limanların en büyük sorununun kıyı kanunu ve Maliye Bakanlığı’nın milli emlak müdürlüğünden kiralama işlemlerini bitirememesi olduğunu yineleyen Poyraz, “Parçalı yapıların birleştirilme durumu var. İzmit’te bütünleşik bir proje geliştirdi. Yeni bir tesise izin verilmiyor. Sadece iyileştirmeye izin veriliyor. Bölgedeki büyük yatırımlar ileride İzmit Körfezi’nde bütünüyle bir hubport olacağını gösteriyor” dedi.  

Haber: Murat ERDOĞAN-LUMBUZ

REKLAM

Giriş