Nordbank’tan yeni kredi yok

hsh-nordbankGemi finansmanında dünyanın önde gelen bankası Alman HSH Nordbank müşterilerine yeni kredi vermeyeceğini açıkladı. Bankanın kredi yetkilisi Torstan Temp geçtiğimiz hafta Hamburg’da yaptığı açıklamada, varolan müşterilerine yeni kredi vermeyeceğini ancak, kiriz süresince de müşterilerini yalnız bırakmayarak kriz öncesi yapılan kredi sözleşmelerinin devam edeceğini söyledi. Şuanda dünya çapında 30 milyar Euro bütçe ile 3 bin 200 geminin finansmanını sağlayan banka, toplam bilançosunu yarılamak zorunda kaldığı için gemi finansmanı bölümüne de 8 milyar bütçe ayıracağını açıkladı. Temp ayrıca,  HSH Nordbank’ın orta vadede dünyanın en büyük gemi finansmanı olamayacağını fakat ilk beşteki yerini korumaya devam edeceğini de ifade etti.

Koç, LPG’de riskleri böldü

aygaz-lpgKoç grubunun enerji alanındaki amiral gemisi şirketlerinden LPG devi Aygaz, sahip olduğu 4 tanker için bu ay 4 ayrı şirket birden kurdu.

Tankerlerin faaliyetlerini yürütecek olan şirketlere, ‘Kuzguncuk Tankercilik’, ‘Kuleli Tankercilik’, ‘Kandilli Tankercilik’ ve ‘Anadoluhisarı Tankercilik’ adları verildi. Koç grubuna ait rafineri devi Tüpraş’ın da sahip olduğu 3 tanker için ‘Kadıköy Tankercilik’, ‘Üsküdar Tankercilik’ ve ‘Beykoz Tankercilik’ firmaları faaliyet gösteriyor. Böylece, Kadıköy’den Beykoz’a kadar Boğaz’ın 7 semti, Koç grubunun 7 tankercilik şirketine ilham kaynağı oldu.

Yedi tankeri var

Aygaz’ın yeni kurduğu 4 firmasının başkanlığına Aygaz Genel Müdürü Yağız Eyüboğlu getirildi. Türkiye’de LPG deniz filosuna sahip ilk şirket olan Aygaz, 4 LPG gemisiyle hem ithalat yapıyor ve hem LPG ikmali sağlıyor. İsimleri Aygaz 4, Aygaz 5, Aygaz 6 ve Aygaz 7 olan tankerlerin 18 bin 500 metreküp taşıma kapasitesi var. Aygaz, 2009 yılında tankerleriyle 4.2 milyon dolar yurtdışı navlun geliri elde etti. Yüzde 29.8 pazar payıyla LPG’de sektör lideri olan Aygaz’ın satış hacmi 1.08 milyon ton civarında. Aygaz’ın Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı Rahmi Koç, Başkan Vekilliği’ni ise oğlu Ömer Koç yapıyor.

Türkiye’nin akaryakıt ihtiyacının yüzde 70’ini karşılayan Tüpraş’ın sahip olduğu gemiler ise 177 bin 380 metreküp taşıma kapasiteli Cumhuriyet, 12 bin 677 metreküp kapasiteli Sevgi ve aynı kapasiteye sahip olan Gönül adlı petrol tankerleri. Tankerler, taşımacılığın yanı sıra zaman ve sefer esaslı olarak kiralanıyor.

Rusya, Koster sahiplerini üzdü

birlesme1Dünyanın en büyük tahıl ihracatçılarından biri olan Rusya, yaşanan kuraklık nedeniyle 15 Ağustos itibariyle yıl sonuna kadar tahıl ihracatını yasakladığını bildirdi. Diğer iki önemli buğday ihracatçılarından Ukrayna, ihracatı yasaklamayacağını söylese de azaltacağına dair sinyal verdi. Kazakistan’dan ise henüz bir açıklama gelmedi.

Marvel Denizcilik ve Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Levent Karaçelik, “Ukrayna ve Kazakistan da benzer bir karar alabilir” derken, İstanbul Denizcilik Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Salih Zeki Çakır, Rusya’nın geçmiş yıllarda da benzeri uygulamada geri adım attığını ifade etti. Çakır: “Tahıl rekoltesi nispeten iyi durumda olan Kuzey Avrupa, Kanada, USA buğday stokçularının/spekülatörlerinin bu durum karsısında ellerini ovuşturduğu ifade ediliyor” diye konuştu.

Limanlarda 600 bin ton buğday bekliyor

Rusya’da 600 bin tondan fazla buğday limanlardan sevk edilmek için bekliyor fakat yasağının yürürlüğe gireceği 15 Ağustos öncesinde buğdayları nakletmek için yeterli ihracat kapasitesi bulunmuyor.

Haberin ayrıntıları 12 Ağustos tarihli Perşembe Rotası’nda

Ukrayna ve Kazakistan hububat ihracatını kısabilir

bugdayŞiddetli kuraklığın hububat ürünleri ekili alanlara zarar vermesi nedeniyle Rusya’dan sonra Ukrayna ve Kazakistan’nın da hububat ihracatını kısıtlama yoluna gidebilir. Dünyanın bir numaralı arpa ve altıncı büyük buğday ihracatçısı Ukrayna’nın Tarım Bakanı Mykola Prysyazhnyuk düzenlediği basın toplantısında, kış aylarında don ve yazın ise kurak havanın hububat ürünleri ekili alanlara zarar verdiğini, hububat ihracatına kota konulmasına ilişkin nihai kararı gelecek hafta vereceklerini söyledi.

“Kota uygulanacaksa bu buğdaya olacak” diyen Prysyazhnyuk, ancak kota kararından mısır ve diğer hububat ürünlerinin de etkilenebileceğini belirtti. Prysyazhnyuk, “İlk kota teklifi 7-8 milyon ton olabilir. Bu bütün hububat ürünleri için. Nihai kota miktarı mısır hasadından sonra belli olabilir” dedi. Ukrayna’nın bu yıl hububat hasadının 40-42 milyon tonu bulabileceği belirtiliyor. Bu miktar geçen yıla göre yüzde 13 daha az. Ukrayna’nın ihtiyacı ise 26 milyon tonu buluyor.

Kuraklığın vurduğu Kazakistan’ın da hububat satışlarına kısıtlama getirebileceği belirtildi. Kazakistan Hububat Birliği Başkanı Nurlan Tleubayev, en büyük 10 buğday ihracatçısından biri olan Kazakistan’da düşük hasadın üretim fazlasını azaltacağını ve yüksek ulaştırma maliyetlerini ayarlamak için fiyatların çok düşük seviyelerde bulunduğunu, en önemli konunun fiyat olduğunu söyledi.

ABD’nin buğday, mısır satışları arttı

Bu arada ABD’nin buğday ve mısır ihracatı arttı. ABD’li ihracatçılar 2007 yılından bu yana ilk kez bir günde en büyük mısır ihracatı yaptılar. Mısırın çiftlik hayvanlarının beslenmesinde buğdayın yerini alabileceği belirtildi.

ABD buğdayının kilesi 6.95 dolardan işlem gördü. Geçen hafta buğdayın kilesi 8.41 dolarla zirve yapmıştı. Buğday fiyatının yükselmesinde 130 yılın en kötü kuraklığını yaşayan dünyanın üçüncü büyük buğday ihracatçısı Rusya’nın 15 Ağustos-31 Aralık arasında buğday ve un ihracatını yasaklaması etkili olmuştu.

Dünya Bankası ülkelere hububat ihracatını yasaklamaması çağrısında bulunmuştu. Dünyanın bir numaralı buğday ihracatçısı ABD’nin üretim fazlasının buğday fiyatlarının artmasını önlemesi bekleniyor. Buğday fiyatlarının kilesi 2008 yılında 13 dolara fırlamıştı. Kuraklığın önemli buğday ihracatçısı Rusya’da hasadı olumsuz etkilemesi nedeniyle küresel buğday üretiminin üç yıldaki en düşük seviyesini bulması bekleniyor. Ancak stokların tatminkar seviyelerde kalacağı tahmin ediliyor.

Enka, Soli Tersanesi’ni satın aldı

soliEnka İnşaat’ın Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yayımlanan açıklamasında, şirket yönetim kurulunun, Soli Gemi İnşa’nın toplam 25 milyon adet hissesinin yüzde 20′sine tekabül eden 5 milyon adet (5 milyon lira nominal bedelli) hisseyi 4 milyon dolar bedelle devralmayı kararlaştırdığı bildirildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Söz konusu devri gerçekleştirmek için Soli Gemi İnşa ortakları ile bir hisse devir sözleşmesi imzalanmasına ve hisse devir sözleşmesi ve bununla ilgili tüm belgelerin hazırlanması, imzalanması, teatisi ve tadili kapsamında tüm işlemleri yapmak ve belgeleri imzalamak üzere Haluk Gerçek ve Fikret Güler’in yetkili kılınmasına oy çokluğu ile karar vermiştir. Finansal duran varlığın kalan yüzde 80′ine tekabül eden hisseler, bağlı ortaklığımız Çimtaş Çelik tarafından satın alınmaktadır.”

Arkas, şimdi de madene girdi

lucien-arkas2Kristal ile ortak olarak zeytinyağı sektörüne, sonra da İdol ile şarapçılığa başlayan Lucien Arkas, şimdi de Levent Soylu ile Ekomin Madencilik Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi’ni kurdu.

 

Arkas Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, holdingin ana işi olan denizciliğin ve liman hizmetlerinin yanı sıra farklı sektörlerde de yatırım yapmaya devam ediyor.
Geçtiğimiz yıllarda İzmir’in asırlık markası Kristal’e ortak olarak zeytinyağı sektörüne, daha sonra ise İdol ile şarap sektörüne giren ve bu alanda büyüme kararı alan Arkas, şimdi de madencilik sektöründe faaliyet gösterme kararı aldı.
Galatasaray Spor Kulübü’nün eski yöneticilerinden olan İzmirli madenci Levent Soylu ile Ekomin Madencilik Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi adlı şirket kuran Lucien Arkas, madencilik alanında da büyüyecek. 10 bin lira sermayeli şirkette Arkas ile Soylu eşit hisselere sahip. Soylu Grubu halen Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde pomza taşını üretimi gerçekleştiriyor. Firma bir çok ülkeye ihracat yapıyor. Kurulan yeni şirketin de, endüstriyel bir taş olan pomza taşı üretimi ve ihracatı alanında faaliyet göstereceği ifade ediliyor.

KULLANIM ALANI GENİŞ
Romalılar döneminde çoğunlukla termal banyoların ve tapınakların yapımında kullanılan pomza taşı, 19. yüzyıldan itibaren yeniden inşaat sektöründe kullanılmaya başlandı. Teknolojinin gelişmesine ve çevre bilincinin artmasına bağlı olarak kullanım alanı da hızla genişledi. Bugün pomza taşı kozmetikten tarıma, kot taşlamadan inşaata kadar endüstrinin bir çok alanında kullanılıyor.

Kaynak: SİNAN DOĞAN -YENİ ASIR

İşadamlarının gemi aşkı milyarları aştı

hyundai-gemi1Son yıllarda denizciliğe ilgilerini artıran Türk işadamlarının yeni gemi yatırımları milyar doların üstüne çıktı. Armatörlüğe soyunan işadamlarının gemi tercihi, Türk deniz ticaret filosunun yapısını da olumlu etkiliyor

Murat ERDOĞAN-İSTANBUL

Bütün dünyayı etkisi altına alan ekonomik kriz, denizcilik sektöründe de büyük bir fırtına yarattı. Kriz sürecinde özellikle navlunlar önemli oranda düştü. İş yapamayan yük gemileri satışa çıktı. Alıcı olmayınca gemi fiyatları neredeyse 3′te 1′ine indi. Elinde nakiti bulunan zengin işadamları geçen yıl ikinci el gemi piyasasının canlanmasını sağladı. Dünyada bin 215 gemi el değiştirdi. Bu piyasada en aktif davranan Çinli ve Yunan armatörler olsa da Türk işadamlarının performansı hiç de yabana atılır cinsten değildi.
Uzun yıllar denizcilikteki cazibeyi gören ancak yüksek gemi fiyatlarından dolayı armatörlüğe adım atamayan Türk işadamları, kriz sürecinde bu sektöre yelken açtılar. İşadamlarının rotasını tayin etmesinde büyük başarılara imza atan Yalçın Sabancı’nın katkısı da hiç de azımsanmayacak kadar fazla. Yalçın Sabancı, 1999′da yaşanan kriz sürecinde denizcilik sektörüne adım atmış ve aradan geçen 11 yıllık süreçte dev sayılabilecek bir filoya sahip olmuştu. Günümüzde yaşanan krizde ise birçok işadamı benzer başarılara imza atmak için denize girdi. Yapılan yatırımlar milyarlarca doları aştı, Üstelik Türk işadamları sadece ikinci el gemilerle değil, verdikleri yeni gemi siparişleriyle sektöre de yeni bir soluk kazandırmaya başladı. Armatörlüğe soyunan işadamlarının gemi tercihi geleneksel Türk deniz ticaret filosunun yapısını da olumlu yönde değiştiriyor.

Türkiye ve Uzakdoğu’da gemi yaptırıyor
Yalçın Sabancı’nın ardından denizciliğe ilk giren işadamı Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin oldu ve son yıllarda denizcilik yatırımlarıyla dikkat çeken işadamlarının başında geldi. 2007 yılında kurduğu Fors Denizcilik ile Türk tersanelerinde tanker yaptırmaya başlayan Özyeğin, Kumport’u da satın alarak limancılığa girdi. Özyeğin ayrıca, aynı yıl Dünya Denizcilik ile yüzde 50-50 ortaklı Tankinvest şirketini kurarak toplam 245 milyon dolara 5 tanker siparişi verdi. Özyeğin, bu gemilerden Gan-Trophy adını taşıyan 52.000 dwt’lik ilk petrol ve kimyasal tankerini mayıs ayında teslim aldı ve diğer ikisini de bu yıl içinde filoya katacak. Siparişteki diğer iki geminin teslimlerinin ise 2012′nin ikinci yarısına ertelendiği belirtildi.

Ömer Sabancı hızlı giriş yaptı
Geçen yıl ekim ayından gemi yatırımlarına başlayan Ömer Sabancı’nın kurmuş olduğu Densa Denizcilik, sipariş defterine kaydettiği gemi sayısını kısa sürede 15′e çıkardı. İlk olarak 2002 yapımı bir kuru yük gemisini 22.7 milyon dolara satın alarak armatörlüğe adım atan Densa, ardından kızakta bulunan üçü 55.000 ve ikisi 58.000 dwt’lik beş gemiyi 175 milyon dolara satın aldı. Gemiler bu yıl filoya katılacak. Şirket yeni yıla da siparişlerle girdi ve ocak ayında Güney Koreli STX şirketi ile ikisi opsiyonlu 57.300 dwt’lik 4 adet kuru yük gemisi için anlaştı. Densa, opsiyonları ise mart ayında sözleşmeye döktü. Her biri 30-32 milyon dolar olduğu tahmin edilen gemilerin 2012′de teslim edilmesi planlanıyor. Şirket, şubatta bir başka Koreli tersane Samho Shipyard’a da 32 bin dwt’luk 6 gemi siparişi verdi. 165 milyon dolara mal olacak bu gemilerin ise Eylül 2011′de teslim edileceği belirtiliyor.

Ciner siparişlerini 12′ye çıkardı
Denize zengin girişi yapan bir diğer işadamı ise Turgay Ciner. Kore tersanelerinde 8 dökme kuru yük gemisi inşa ettiren Ciner Grup, geçen ay da Çin’de kurulu Bohai Tersanesi’ne her biri 62 milyon dolardan 4 suezmax tipi tanker siparişi verdi. Ciner, geçen yıl sipariş ettiği 35.000 dwt’lik dört handysize geminin üçünü yılın ikinci yarısında teslim alacak. Serinin dördüncü gemisi ise 2011′in ilk çeyreğinde filoya katılacak. Şirketin 82.000 dwt’lik dört adet diğer kuru yük gemileri ise Ekim 2011 ile Mart 2012 arasında filoya katılacak. Şirketin amacı yarısı tanker, yarısı dökme kuru yük gemilerden oluşan 20-30 gemilik bir filo kurmak. Şirket, bu hedefi doğrultusunda, dört adet 163.000 dwt’lik suezmax tipi gemilerle tanker siparişlerine başlamış oldu. Şirketin böylelikle Uzakdoğu tersanelerinde siparişteki gemi sayısı 12′ye ulaştı. Ciner Denizcilik Sanayi ve Ticareti CEO’su Vasileios Papakalodoukas, yabancı basın kuruluşlarına verdiği demeçte; şirket olarak küçük-orta tonaj kuru yük ve tanker gemileri tercih ettiklerini belirtirken, konteyner ve büyük tonajlı tanker siparişi düşünmediklerini söyledi. Her biri 62 milyon dolara sipariş edilen tankerlerin 2013 ile 2014 yılları arasında filoya katılması bekleniyor. 35.000 dwt’lik gemilerin her biri 25 milyon dolardan,  82.000 dwt’lik kamsarmax tipi gemilerin ise 37 milyon dolardan sipariş edildiği rapor edilmişti. 8 dökme kuru yük gemileri peşin ödediklerini ve borcu olmadığını söyleyen Papakalodoukas, tanker siparişleri için yüzde 50 ile yüzde 65 oranında finans arayacaklarını belirtti.
Yeni inşa gemi fiyatlarının yüzde 40′ın üstünde düşüş gösterdiği dönemin gemi yatırımı yapmak için doğru bir zaman olduğunu düşünen Papakalodoukas, seçkin gemilerle büyük bir filoyu rahatlıkla kurabileceklerini vurguladı.

Ulusoy Ro Ro, ‘dökmeci’ye yöneldi

Ulusoy Holding’ten ayrıldıktan sonra kendi şirketini kuran Yılmaz Ulusoy, denizde büyümek için Ro Ro servisleri dışında dökme kuru yük filosunu da büyütmek istiyor. Ulusoy Denizyolları İşletmeleri halen 6 adet gemi ile 3 ayrı hatta Ro Ro hizmeti veriyor. Almanya’da üç Ro-Ro siparişi bulunan şirketin, Çin tersanelerinde de dökme kuru yük siparişleri bulunuyor. İki adet 80.000 dwt’lik ve dört tane de 57.000 dwt’lik siparişleri bulunan Ulusoy, sipariş defterine iki tane daha 80.000 dwt’lik dökme kuru yük gemisi ekledi. Çin’de kurulu Jiangsu Eastern tersanesinde inşa edilecek gemilerin gelecek yıl teslim alınması planlanıyor.

Ali Umur suskunluğunu buzdu
Umur Basım ve Kırtasiye AŞ’nin sahibi Ali Umur’a ait olan Aktif Denizcilik küresel kriz öncesi yeni inşa siparişleriyle uluslararası piyasaların dikkatini çeken Türk firmalarından biriydi. Şirket iki senenin ardından suskunluğunu bozdu ve siparişlerine yeniden başladı. Aktif Denizcilik, geçen ay Güney Koreli SPP gemi inşa tersanesine üç adet panamax diye adlandırılan 82.000 dwt’lik dökme kuru yük gemi siparişi verdi. Şirketin filosu tanker ve dökme kuru yük gemilerinden oluşuyor.

Omsan Lojistik de gemi aldı
Uzun süredir deniz taşımacılığına girmek için arayışını sürdüren Türkiye’nin en büyük lojistik şirketlerinden Omsan Lojistik de ikinci el gemi piyasasının yarattığı fırsatı kaçırmadı. Omsan, 1998 yılında Japonya’da inşa edilmiş 30.109 dwt’lik ‘Fortune Express’ adlı dökme kuru yük gemisi ile denizciliğe girmiş oldu. Şirket, aldığı handysize gemi için Japon menşeli Solar Overseas Carriers’e 21 milyon dolar ödeyecek.

Horizon yeni inşalara yöneldi
Kömür ithalatçısı Çalışkan Grup’un gemi işletmecilik şirketi Horizon Denizcilik, geçen yıl en çok gemi satın alan Türk işadamı olarak dikkat çekiyor. Geçen yıl 100 milyon doların üstünde yatırım yaparak 10 gemi alan şirket, krizi fırsata çevirmeyi başardı. Filosundaki gemi sayısı 15′e ulaşan Horizon’un filo kapasitesini orta vadede 1 milyon dwt’ye çıkarma planları var. Şirketin sahibi İsrafil Çalışkan, ikinci el gemi alımlarını durdurduklarını belirterek 4 tane supramax tipi 50 bin ton üstü gemi siparişi vermek için araştırma yaptıklarını söyledi.

Palmali iki yeni aframax aldı
Azeri işadamı Mübariz Mansimov’a ait Palmali Denizcilik de krize rağmen gemi yatırımlarına ara vermeyen şirket olarak dikkat çekiyor. Palmali son olarak geçen ay, Yunan armatörün bu yıl teslimi planlanan kızaktaki iki aframax tankerini satın aldı. Japon Tsuneishi tersanesinde inşası devam eden 107.400 dwt’lik her bir tanker için Palmali’nin armatör Polys Haji-Ioannou’ya 57.9 milyon dolar ödeyeceği belirtildi. Palmali, yıl sonuna kadar bir VLCC ve bir suezmax daha satın alarak filoya eklemek istediğini bildirdi.

Geden yeni inşa iki tankerini sattı
Geleneksel denizci aileler dışında uzun yıllardır denizcilik sektöründe faaliyet gösteren ve Türkiye’nin en büyük iki armatöründen biri olan Mehmet Emin Karamehmet’e ait Genel Denizcilik (Geden Lines), Uzakdoğu tersanelerinde en çok siparişi bulunan Türk şirketi olarak dikkat çekiyor. Ekonomik kriz öncesinde şirketin 50′nin üstünde gemi siparişi bulunuyordu. Geçen yıl her ay siparişteki bir gemisini filosuna katan Geden, onlarca geminin de inşasına devam ediyor. Şirket bir yandan da gemi satışına devam ediyor. Samsung tersanesinden inşası devam eden 116.000 dwt’lik aframax tankerini StealthGas’a satan Geden Lines, bu yıl teslim aldığı 156.644 dwt’lik Blue adlı suezmax tankerini de Amerikalı bir alıcıya sattı. İnşası devam eden fframax tankerin 56 milyon dolara, M/T Blue’nun ise 70 milyon dolara satıldığı belirtiliyor.

Türk armatörü kolay bayrağı sevdi

yasa-polaris121. yüzyıl ile birlikte kolay bayrağa ilgisini artıran Türk armatörleri, satın aldığı ve yeni inşa ettiği gemileri kolay bayrakta çalıştırmayı tercih etmesiyle Türk armatörüne ait deniz ticaret filosu üç yılda iki katına çıktı. Filonun yüzde 40’ı sadece iki şirkete ait.

Deniz Ticaret Odası’nın verilerine gore, 1 Ocak 2010 itibariyle Türk deniz ticaret filo kapasitesi bir önceki yıla göre yüzde 13 büyüyerek 17 milyon dwt’I aştı. 2009’un başında 15.3 olan filo tonajı bu yılın başı itibariyle 17.2 milyon dwt’e çıktı. 2010 yılı başı itibariyle, Türk armatörlerinin 1000 grt ve üzerindeki gemileri dikkate alındığında,yüzde 42,1’i Türk bayrağında, yüzde 57,9’u ise yabancı bayrakta yer aldığı görülüyor.
Türk deniz ticaret filosunun son 15 yıldaki performansı incelendiğinde Türk bayraklı deniz ticaret filosunun 10.8 milyon dwt ile dünya filoları arasında  16. sırada yer aldığı ancak 2000 yılından  itibaren  filodaki gemilerin yabancı bayrağa geçişi başlaması nedeniyle 2010 Ocak itibariyle milli bayrak filosu 7.2 milyon dwt’e gerilediği görülüyor. Aynı dönemde Türk armatörüne ait yabancı bayraktaki gemi tonajı  350 bin dwt’den 9.9 milyon dwt’ye kadar çıktı.
1 Ocak 2010 itibariyle 1000 Grt ve üzerindeki gemilerde Türk armatörlerinin yabancı bayraklı gemileri ile Türk bayraklı gemilerinin toplam tonajı 17 Milyon dwt olarak gerçekleşti.
 
10 milyon dwt’lik yabancı bayrakta çalışan filonun en çok dikkat çeken noktası hiç şüphesiz yizde 40’ının Geden Line ile YASA Denizcilik’e ait olması. İki şirketin de tanker ve kuru yük gemilerinden oluşan 2 milyon dwt’in üstünde filo kapasitesi bulunuyor.

Kepçeleriyle devlere meydan okuyor

guven_kepceGüven Kepçe, üretimin yüzde 50’sini Çin’e ihraç ediyor. Türk armatörlere ait bütün gemilerin kepçe ihtiyaçlarını karşılayan şirket, Koreli Hyundai ve STX’e de kepçe satıyor.
“Tek rakibimiz Almanya’nın da gözü bizde”
Dünyada kendilerine rakip olarak gördükleri sadece iki Alman firması olduğunu, fakat buna rağmen Almanya’ya da satış yaptıklarını kaydeden Demir, Almanların daha önce büyük bir pazar olarak gördükleri Türkiye’ye, ürünlerinde yüzde 30 indirim yapmalarına rağmen giremediklerini ifade etti. Demir, “Biz bu başarıyı sıfırdan yarattık. Türkiye’de böyle bir kepçe üretimi, böyle bir istihdam yoktu. Türkiye’de ki en küçük firma bile Almanlara muhtaç oluyordu.  Almanya merkezli dünyanın en büyük kepçe firması bizim firmamızı satın almak için 4 ay bizimle uğraştı. ‘Güven Kepçe’yi iptal edin,  bizim kepçelerimizi üretin,  biz de size şu kadar iş üretimi sağlayacağız. Ama Güven Kepçe adını kullanmayacaksınız’ dediler. Ayrıca Cosco Tersanesi de bizi Çin’e çağırarak orada kepçe üretmemizi istedi. Ama biz bu tür tekliflere sıcak bakmıyoruz. Varlığımızı Türkiye’de devam ettirerek, dünya ile buradan rekabet etmek istiyoruz” şeklinde konuştu.

“Almanlar % 30 indirim yaptılar
yine de Türkiye’ye giremediler”

Dünyada ve Türkiye’de birçok ünlü armatörlük firması ve tersane ile çalıştıklarını söyleyen Demir, “Biz Türkiye’deki tüm armatörlere hizmet sunuyoruz. Bütün firmaların şu anki kepçe ihtiyacını biz karşılıyoruz. Bu da Türkiye için büyük önem taşıyor.  Çünkü yurt dışından bir kepçe alacakları firmaya ödeyecekleri paranın yüzde 30’una bizden alıyorlar.  Ulusoy ile en son 20 adet kepçe anlaşması yaptık. İÇDAŞ Demir-Çelik’e 360 bin Euro’luk iş yaptık. Dışarı yaptırsa aynı ürünler için 1,5 milyon Euro ödeyecekti. Bu derece arada fark var. Genel, Akmar, Kaptanoğlu ve Kıran Denizcilik hizmet sunduğumuz Türk firmalarından sadece birkaçı.  Bugün Türkiye’de ihtiyaç duyulan kepçeyi biz 5 milyon dolara yapıyorsak yurtdışından temin edilmesi 15 milyon dolara mal olabilirdi ve bu para yurtdışına gidecekti. Bu da bizim için gurur verici, çünkü Türkiye’nin parasının dışarıya gitmesindense içeride kalmasını sağladık.  Türkiye’de yalnızca YASA Denizcilik Almanları tercih ediyor. Ama umuyorum ki, onları da ikna etmeyi başaracağız.  Dünyada da ciddi bir armatör kitlesine ulaştık. Dünyanın en büyük vinç firmalarından bir tanesi Mac Gregor üç kez firmamızı ziyaret ederek, bizimle çalışmak istediğini söyledi. Bizim servis ağımız olmak istiyorlar. Geçen hafta 8 kişilik ekiple geldiler bizim imalatlarımızın çok iyi olduğunu söylediler.  Yine Liebherr bizden vinç üretmemizi istedi. Bunun gibi daha birçok örnek var. Hyundai Tersanesi ile 3 gemi için 12 kepçe anlaşması yaptık. STX Tersanesi’nde inşa edilen gemilere kepçe yapıyoruz. Japonya’daki büyük tersaneler bizim kepçelerimizi alıyorlar. Önemli bir servis ağımız var. Dünyada şu an iki tane servis ekibimiz dolaşıyor. Servis ağı olarak bunu dünyada yapan bir başka firma yok.  Dünyanın en büyük kepçe firmaları bile bunu bu şekilde yapmıyorlar. Tüm bunlar firmamızı her geçen gün biraz daha önemli kılıyor. Biz maliyetin üzerine fazla bir kar marjı koymuyoruz. Sadece yüzde 10 gibi cüzi bir kar marjı ile çalışıyoruz.  Ancak bu şekilde dünya ile rekabet edebilirsiniz.  Ben 20 tane kepçeyi burada 50 kişiyle yaparken Almanlar aynı işi 250 adamla yapıyor.  Kriz süresince de hiç küçülmedik. Gebze Ticaret Odası bu önemli konuyu dikkate alarak Genel Müdürümüzü yılın iş adamı seçti.  Çünkü Gebze Ticaret Odası’nda Çin’e ihracat yapan tek firmayız” açıklamasında bulundu.

Kaynak: Perşembe Rotası

İzmir Limanı’na 450 milyon TL harcanacak

izmirlimani11Toplam 300 milyon dolar bir yatırımla, İzmir Limanı’nın 900 bin TEU olan kapasitesi, 3 milyonun üzerine çıkarılmış olacak.

 

İzmir Liman İşletmesi Müdürlüğü’nde Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı kurumların bölge ve genel müdürleri ile toplantıda bir araya gelen Bakan Yıldırım, 2011-2015 yılları arasında İzmir Limanı için öngörülen yatırımlar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım çeşitli tartışmalara yol açan ve bilmeceye dönen İzmir Limanı’nın gelişim müfredatını İzmir Liman İşletmesi Müdürlüğü’nde bakanlığına ait kurumların müdürleri ile yaptığı toplantıda açıkladı.

İzmir Limanı’nın uzun süreli işletme hakkı devir işleminin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından limanın daha etkin ve verimli çalıştırılması için alacakları tedbirleri de açıklayan Yıldırım, şöyle konuştu:

“Limanın esas itibariyle iki kısma ayrılması ve bir kısmında konteyner ihtisas limancılığına yönelik tedbirlerin süratle devreye konulması, diğer kısmında yani Çeşme tarafında mevcut kruvaziyer yolcu yanaşma iskelesinin daha da geliştirilerek burada yapılacak ilave yatırımlarla birlikte kısa vadede İzmir’in kruvaziyer turizm ihtiyacını karşılayacak bir alt yapıya kavuşturulmasını planlıyoruz. Bununla ilgili Özelleştirme Yüksek Kurulu kararını çıkaracağız ve burayı kısa sürede aynı anda 5-6 kruvaziyer geminin yanaşabileceği bir yolcu limanına dönüştüreceğiz.”

LİMANA 30 DÖNÜMLÜK SAHA KAZANDIRILACAK

Liman için kısa orta ve uzun vadeli yatırımlar gerçekleştireceklerini ifade eden Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Yap İşlet Devret modeliyle bu yıl 400 bine ulaşması beklenen kruvaziyer yolcu giriş çıkışının 3 kata kadar artmasını sağlayacak bir alt yapıyı, bir kruvaziyer tesisi İzmir’e kısa vadede kazandırmış olacağız. Bunun da İzmir’in turizm faaliyetleri için İzmir iş alemi için, esnafı için ne anlama geldiğini burada sizlerin takdirine sunuyorum.”

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, liman içerisinde bazı ıslah çalışmaları yapılarak liman sahasının artırılması, yaklaşık 30 dönümlük bir sahanın kazandırılmasının planlandığını öne sürerek şunları söyledi:

”Yükleme boşaltma kapasitelerinin artırılmasına yönelik acil müdahale, mevcut kreynlerin vinçlerin vizyondan geçirilmesi, konteyner sahasının ıslah edilmesi, liman giriş çıkış kapılarının düzenlenmesi ve yeni iki adet konteyner vincinin alınarak liman yükleme boşaltma kapasitesinin artırılması, limanda süratle işlemlerin bilgisayar ortamında otomasyona geçilmek suretiyle yapılmasını amaçlıyoruz. Bu yıl içerisinde yapılacak bu yatırımların toplam tutarı 34 milyon lira. Bunun yanı sıra orta ve uzun vadeli yapılacak işler de var. Bu, ikinci etap konteyner terminali. Mevcut konteyner terminaline bir yeni konteyner terminali kazandırılması, buna ait alanın yapılması, yeni vinçlerin tesis edilmesi bu da yaklaşık 200 milyon liralık bir yatırımdır. Bunlar 2011-2015 döneminde öngörülen yatırımlardır.”

İZMİR LİMANI AVRUPA’NIN İLK BEŞ LİMANI ARASINDA YER ALACAK

Bakan Yıldırım, yeni nesil konteyner gemilerinin limana yanaşmasına imkan vermeyen olumsuzlukları ortadan kaldıracak yanaşma kanalının da 2011-2015 planı çerçevesinde gerçekleştirileceğini anlattı.

Bu işin yatırım tutarının yaklaşık 120 milyon lira olduğunu anlatan Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti: “Toplam 300 milyon dolar veya 400-450 milyon lira civarında bir yatırımla, İzmir Limanı’nın bugünkü kapasitesi 900 bin TEU konteyner, bu 3 milyonun üzerine çıkarılmış olacaktır. Böylece Avrupa’nın ilk 5 limanı arasında İzmir Limanı yer alacak. Bu işleri yaparken sıvı ve dökme yük elleçlemesine de son verilecektir. Liman, büyük bir kesimi konteyner diğer bir kısmı da kruvaziyer kısmı olmak üzere birbirinden bağımsız iki limana dönüştürülmüş olacak ve böylece İzmir Limanı’nın yıllardan beri özlenen gelişim programı hayata geçirilecektir.”

REKLAM

Giriş